Yaygın Sorunlar ve Mitler
Kedin senin hayatını özellikle zorlaştırmaya çalışmıyor. Kum kabının yanına işediğinde, saklandığında, sevilirken ısırdığında ya da geceleri koşuşturmaya başladığında, önce kendine şunu sormak çok daha faydalıdır: "Kedim bu davranışıyla neyi elde etmeye ya da neyden kurtulmaya çalışıyor?" "Tuhaf" görünen davranışların arkasında çoğu zaman gayet anlaşılır bir ihtiyaç yatar: güvenlik, kontrol, geri çekilme imkânı, oyun, avlanma, huzurlu bir besleme ya da rahat bir tuvalet.
1. Kedi kum kabının dışına kasıtlı işemez
Kedin birden kum kabının dışına işemeye ya da kakasını yapmaya başladıysa, bu seni cezalandırmak için yaptığı bir şey değildir. Böyle bir davranış çoğu zaman kedide ya da yaşadığı koşullarda bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterir.
Sebep ağrı, idrar yolu hastalığı, stres, rahatsız bir kum kabı, uygun olmayan bir kum ya da başka bir kediyle yaşanan çatışma olabilir. Bazen kedi, sadece orada kendini daha rahat hissettiği için başka bir yeri tercih etmeye başlar.
Sahibi ne yapmalı? Davranış aniden ortaya çıktıysa önce veterinere görünüp tıbbi bir sorunu ekarte etmek gerekir. Ardından kum kabının kendisini kontrol et: yeterince büyük mü, temiz mi, uygun bir yerde mi duruyor ve kedin başka hayvanlarla karşılaşma riski olmadan rahatça kullanabiliyor mu?
Önemli: kediyi azarlama ve burnunu kirlettiği yere sokma. Bu ona ne istediğini anlatmaz, üstelik fazladan stres sorunu daha da büyütebilir. Kedine, onun anlayacağı dilde açıkla — sabırla, cezayla değil.

2. Kedi mamayı kaptan dışarı çıkarıyor
Kediler gerçekten de bıyıklarına dokunulmasına karşı çok hassastır. Bu yüzden bazı kediler geniş ve sığ kaplardan yemeyi tercih eder.
Ama "bıyık yorgunluğu" diye bilinen popüler açıklamanın yeterli bilimsel kanıtı henüz yok. Bir araştırmada, sıradan derin bir kabın kedilerde belirgin bir rahatsızlığa yol açtığına dair ikna edici bir bulguya rastlanmadı. Yine de kedilerin bir kısmı gerçekten özel geniş bir kabı tercih etti.
Bu yüzden burada en pratik yol, kedinin kendisine bakmaktır. Maması sürekli yere dökülüyorsa, sadece kabın kenarından yiyorsa ya da açıkça düz bir tabağı tercih ediyorsa, geniş ve sığ bir kaba geçmeyi dene. Bu, beslenmeyi daha rahat hale getirebilecek ucuz bir denemedir.
Bir nokta daha: kap sağlam durmalı ve kolay yıkanabilmeli. Bazı kediler ayrıca kimsenin rahatsız etmediği sakin bir yerde yemeyi tercih eder.

3. Kanepenin yerini değiştirdin, kedin gerginleşti
İnsan için mobilyanın yerini değiştirmek sadece bir dekorasyon değişikliğidir. Kedi içinse ev; tanıdık güzergâhlardan, kokulardan, dinlenme yerlerinden ve güvenli noktalardan oluşur.
Bu yüzden büyük değişiklikler gerçekten stres yaratabilir. Özellikle kum kabının, besleme yerinin ya da yatağın konumu aynı anda değiştiyse veya sevdiği bir saklanma yeri ortadan kalktıysa.
Bu, kanepenin asla oynatılamayacağı anlamına gelmiyor. Kedi değişikliklere gayet alışabilir. Ama kedin ürkek biriyse her şeyi bir anda değiştirmemek ve yeniliklere alışması için ona zaman tanımak daha iyidir.
Yeniden düzenleme yapıyorsan ona alışık olduğu birkaç şeyi bırak: sevdiği yatağı, saklanma yerini, tırmalama tahtasını ve tanıdık kaynaklara erişimi. Değişiklikten sonra kedine yeni alanı kendi başına keşfetme fırsatı ver.
Özellikle önemli olan, gidip kimsenin rahatsız etmeyeceği bir köşesinin olmasıdır.

4. Kedi kucaklamadan kaçıyorsa seni sevmediği için değildir
Birçok kedi insanın yanında olmayı sever ama istemediği hâlde tutulmaktan ya da uzun süre okşanmaktan hoşlanmaz.
Kedin okşandıktan sonra başını çevirmeye, gerilmeye, kuyruğunu oynatmaya, kulaklarını yatırmaya ya da aniden kendini yalamaya başlıyorsa, bu "artık yeter" sinyali olabilir.
Kedinin temasa istediği an son verebilme imkânı olmalı. Kedi davranışı üzerine yapılan araştırmalar, hayvana seçim hakkı tanındığında ve teması sürdürmeye zorlanmadığında etkileşimin çok daha sakin geçtiğini gösteriyor.
Basit bir kural dene: birkaç saniye okşa, sonra dur ve tepkisine bak. Kedi kendi eline doğru geliyorsa devam edebilirsin. Uzaklaşıyorsa bırak gitsin.
Böylece kedin, senin yanında kendini savunmasına ya da hoşlanmadığı temaslara katlanmasına gerek olmadığını yavaş yavaş öğrenir. Bağ kurmaya yardımcı olması için etkileşimin hemen ardından sevdiği bir ödül verebilirsin — böylece kedin insanla temasın keyifli ve güvenli olduğunu hatırlar.

5. Kedi bütün gün uyuyor, geceleri evi koşu pistine çeviriyor
Kediler katı anlamda gece hayvanı değildir. Doğal aktivite düzeyleri genellikle sabah ve akşam saatlerinde yükselir. Bu yüzden kedinin gündüz uyuyup akşam evde koşuşturmaya başlaması kendi başına normaldir.
Sorun, hayvanın gün boyunca oynama, çevresini keşfetme ve doğal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde av peşinde koşma fırsatı neredeyse hiç bulamadığında ortaya çıkar. Ev kedisinin sadece "kanepede yatması" yetmez — ona doğal davranışını anımsatan uğraşlar gerekir: takip etmek, kovalamak, yiyeceği arayıp bulmak.
Sahibi ne yapmalı? Sabaha karşı 4'te her seferinde kalkıp kediyle konuşmaya, onu beslemeye ya da oyun başlatmaya gerek yok. Her gece koşuşturması ilgi ya da mamayla sonuçlanırsa bu davranış pekişebilir: kedi, gece aktif olmanın seni gerçekten uyandırdığını fark eder.
Aktiviteyi akşama kaydırmak daha iyi bir çözümdür. Uyku saatinden birkaç saat önce kedinle olta benzeri bir oyuncakla ya da kovalayabileceği başka bir oyuncakla hareketli bir oyun oyna, ardından her zamanki mama porsiyonunu ver. Gün içinde de kendi başına harcayabileceği enerji için fırsatlar bırakmakta fayda var: tırmalama tahtası, gözlem yapabileceği yüksek bir yer, oyuncaklar ve bulmaca mama kapları.
Bununla birlikte kediyi "geceleri yorulsun" diye özellikle gündüz uyutmamaya çalışmamalısın — kediler günün büyük bir bölümünde uyumaya doğal olarak eğilimlidir ve uyku başlı başına bir sorun olarak görülmemeli.
Bir nokta daha önemli: gece bağırmaları ya da huzursuzluk aniden ortaya çıktıysa, özellikle yetişkin ya da yaşlı bir kedide, her şeyi sadece huyuna bağlama — davranış değişikliği bazen ağrı ya da hastalıkla ilişkilidir ve veteriner değerlendirmesi gerektirir.
Sahibinin asıl görevi "gece koşuşturmasını yasaklamak" değil, kedinin gün içinde ve akşam yeterince uygun uğraşa sahip olmasını sağlamak ve gece oyunlarının ilgi çekmenin bir yoluna dönüşmesini önlemektir.

6. Kediye gereken stressiz bir hayat değil, ondan saklanabileceği bir yer
Ev kedisinin hayatından stresi tamamen kaldırmak mümkün değildir: misafirler, elektrikli süpürge, tadilat, yüksek sesler, taşıma çantası ve veteriner ziyaretleri her zaman olacaktır.
Sahibinin görevi evi tamamen sessiz ve değişmez hâle getirmek değildir. Çok daha önemlisi kediye durumu kontrol edebilme imkânı tanımaktır. Korktuğunda uzaklaşabilmeli, saklanabilmeli ya da yükseğe tırmanabilmelidir — araştırmalar, bir saklanma yerinin bulunmasının kedilerde stres belirtilerini gerçekten azaltabildiğini gösteriyor.
Bu yüzden evde birkaç güvenli yer oluşturmakta fayda var. Bu bir kedi evi, bir kutu, bir raf, kedi kulesinin en üst katı ya da sadece sakin bir köşe olabilir.
Ana kural şu: kedin saklanmak için oraya gittiyse, seninle vakit geçirsin diye onu oradan çıkarmamalısın.

7. Kedi kum kabına nasıl alıştırılır?
Yavru kedilerde genellikle "kum kabını kullanmayı öğretmek"ten değil, kum kabının tuvalet için en rahat yer hâline geldiği koşulları yaratmaktan söz etmek daha doğrudur — aynı ilkeler yetişkin bir kedi için de geçerlidir.
Kediler tuvalet için doğal olarak belirli yerleri tercih eder, ama bu tercihi kum kabının konumu, boyutu, temizliği, kumu ve güvenlik hissi büyük ölçüde etkiler.
Önce kum kabının kendisinden başla. Kedinin rahatça dönüp eşelenebileceği kadar büyük olmalı — bu onlar için gerçekten önemlidir. Veterinerler genellikle şu kurala bakar: kum kabının uzunluğu, kedinin burnundan kuyruk ucuna kadar olan vücut uzunluğunun yaklaşık 1,5 katı olmalıdır. Yavru kedi için özellikle, çıkış kenarlarının çok yüksek olmaması önemlidir.

Kum kabını, kedinin kolayca ulaşabileceği sakin bir yere koy — mama kaplarının yanına değil, gürültünün, insanların ya da diğer hayvanların onu sürekli ürküttüğü bir yere de değil.

Evde birden fazla kedi varsa tek bir kum kabı yetmeyebilir. Yaygın öneri şu: kedi sayısı kadar kum kabı, artı bir tane daha. Bunları yan yana değil, farklı ve ulaşılabilir yerlere dağıtmak daha iyidir.

Temizlik de çok önemlidir: topaklanan ve kirlenen kısımları düzenli olarak temizle, kum kabının kendisini de zaman zaman tamamen yıka. Güçlü kokulu temizlik ürünlerini kullanmamak daha iyidir — insana hoş gelen bir koku kediye itici gelebilir.
Yavru kedi eve yeni geldiyse, uyandıktan, yemek yedikten ya da hareketli oynadıktan sonra birkaç kez onu sakince kum kabının yanına götürebilirsin. Ama onu içeride tutmaya ve hele hele azarlamaya gerek yok.
Kedi, yanlış yere tuvaletini yaptığı için asla cezalandırılmamalı. Bu şekilde pekişen şey o yerle ilgili olumlu bir çağrışım değil, stresin kendisidir.

Kedi başka bir yere tuvaletini yaptıysa kokuyu iyice temizlemek önemlidir — aksi hâlde o yer yeniden tuvalet için cazip hâle gelebilir. Gerekirse oraya geçici olarak ek bir kum kabı koy, sonra yavaş yavaş istediğin yere taşı.
En önemlisi: daha önce kum kabını sorunsuz kullanan yetişkin bir kedi aniden dışına işemeye başladıysa, bu artık bir "alıştırma" meselesi değildir. Önce nedenini araştırmak gerekir — idrar yolu hastalığı, ağrı, bağırsak sorunları, stres, başka bir kediyle çatışma ya da rahatsız bir kum kabı olabilir. Bu tür durumları veteriner ziyaretiyle başlayarak sistemli biçimde ele almak gerekir.

Kural basit: yavru kediye rahat bir kum kabı ve sakin bir tanışma; daha önce sorunsuz kullanırken aniden kullanmayı bırakan yetişkin kediye ise önce sağlık kontrolü. Bu yaklaşım, kediye "tuvaletini nerede yapması gerektiğini anlatmaya" çalışmaktan çok daha etkilidir.
8. Yavru kedi kum kabına nasıl alıştırılır
1. Önce doğru kum kabını hazırla. Kum kabı, yavru kedinin rahatça dönüp eşeleyebileceği kadar büyük olmalı. Küçük bir yavru için kolayca içine girebileceği alçak kenarlı bir kap seçmek daha iyidir — kapalı bir kum kabı ilk başta şart değildir, açık olanı tanışmayı genelde kolaylaştırır. Kokusuz bir kum tercih etmek daha iyidir; yavru kedi zaten belirli bir kuma (örneğin beton ya da odun bazlı) alışmışsa, ilk başta onu kullanmaya devam edip yeni kuma daha sonra geçmek daha uygundur. Yavru kedilerin patilerinin küçük olduğunu ve kumun içinde rahatça yürüyebilmesi gerektiğini unutma — büyük ve keskin taneler yumuşak pati yastıklarına zarar verebilir.

2. Kum kabını sakin bir yere koy. Yavru kedi kum kabını kolayca bulabilmeli ve ona her zaman erişebilmelidir. Onu mama ve su kaplarının yanına, çamaşır makinesinin dibine ya da sürekli insan trafiği olan bir yere koyma. Ev büyükse ilk zamanlarda farklı yerlere birkaç kum kabı koyabilirsin.

3. Uyku ve yemekten sonra kum kabını göster. Bu, öğrenme için en uygun anlardan biridir. Yavru kedi uyandıktan, yemek yedikten ya da hareketli oynadıktan sonra onu sakince kum kabına götür. İçine koyup kendi başına keşfetmesine izin verebilirsin. Patilerini kumun üzerinde hareket ettirip "gömme" hareketini taklit etmene gerek yok — yavru kedi burasının tuvalet için olduğunu kendisi anlamalı. Evde zaten başka bir kedi varsa, yetişkin türdeşinin kokusu yavru kedi için doğal bir işaret görevi görecektir.

4. İşaretleri takip et. Yavru kedi yeri koklamaya, daire çizerek dolaşmaya, bir köşe aramaya, çömelmeye ya da yüzeyi eşelemeye başladığında onu sakince kum kabına taşı. Kum kabını kullandıysa onu rahatsız etme ve hemen ardından üstüne atlama; davranışı pekiştirmek için sakince övüp bir ödül verebilirsin.

5. İlk günlerde alanı sınırlı tut. Yavru kedi eve yeni geldiyse ona hemen tüm evi açman gerekmez. Kum kabının, suyun, mamanın, uyku yerinin, saklanma köşesinin ve oyuncakların bulunduğu tek bir sakin odayla başlayabilirsin. Yavru kedi kum kabını istikrarlı biçimde kullanmaya başlayınca diğer odaları yavaş yavaş aç — böylece tuvaletin yerini hatırlaması daha kolay olur.
6. Kum kabını düzenli olarak temizle. Kediler kirli bir kum kabını reddedebilir. İdrar ve dışkıyı düzenli olarak temizle, kum kabının kendisini de sert ve kokusu ağır basan ürünler kullanmadan yıka. Kumun tamamını her kullanımdan sonra değiştirmene gerek yok — sıklık kum türüne göre değişir.

7. Yavru kedi yanlış yere yaptıysa azarlama. Bu gerçekten önemli: bağırma, yavru kedinin burnunu oraya sokma ve onu cezalandırma. Cezayı bir kural açıklaması olarak anlamaz, üstelik senden ya da tuvalet yapma sürecinin kendisinden korkmaya başlayabilir. Yeri sakince temizle ve hayvan izlerini gidermeye özel temizlik ürünleriyle kokuyu iyice yok et. Yavru kedi sürekli aynı köşeyi seçiyorsa oraya geçici olarak bir kum kabı koy — kullanmaya başladığında kum kabını yavaş yavaş istediğin yere taşıyabilirsin, genelde kedi tuvaleti takip eder.

8. Kaçırmalar tekrarlanıyorsa nedenini araştır. Bu, yavru kedinin "anlamadığı" anlamına gelmek zorunda değil. Olası nedenler: kum kabı çok küçük; kenarları çok yüksek; kumdan hoşlanmıyor; kum kabı gürültülü bir yerde duruyor; başka bir kedi tuvaleti kullanmasını engelliyor; kum kabı yeterince temiz değil; yavru kedi için oraya ulaşmak zor; kapalı, kapılı bir tuvalet gerekiyor. Yavru kedi sık sık küçük miktarlarda işiyorsa, ıkınıyorsa, işerken miyavlıyorsa, idrarında kan görülüyorsa ya da aniden kum kabını kullanmayı bıraktıysa veteriner kontrolü gerekir.

İlk günler için basit bir düzen: uyandı → kum kabı; yemek yedi → kum kabı; oynadı → kum kabı; bir yer aramaya ya da çömelmeye başladı → sakince kum kabına taşı; doğru yaptı → övgü; yanlış yaptı → cezasız kokuyu temizle ve nedenini araştır.
Ve en önemlisi: yavru kediyi kum kabını kullanmaya "zorlamana" gerek yok. Kum kabını tuvalet için en anlaşılır, en erişilebilir ve en rahat yer hâline getirmen yeterli — genellikle en iyi sonucu veren de budur.
9. Kedilerin sadece oynamadığını, gerçekten kavga ettiğini nasıl anlarsın
Evde iki kedi yaşadığında birbirlerini kovalayabilir, patileriyle yakalayabilir ve hatta ısırabilirler. Dışarıdan bakınca bazen anlamak zordur: şu an oynuyorlar mı, yoksa aralarında gerçek bir çatışma mı var?
Önemli olan tek bir ana değil, kedilerin temastan önce, temas sırasında ve sonrasında nasıl davrandığına bakmaktır.
Kısa bir cevap istersen: oynadıklarını mı yoksa ciddi şekilde kavga ettiklerini mi anlayamıyorsan, büyük olasılıkla bu sadece oyundur. Gerçek bir kavga hemen anlaşılır.
Ne zaman oyuna benzer
Oyun sırasında kediler genellikle rolleri değiştirir. Biri diğerini kovalar, birkaç saniye sonra kendisi kaçmaya başlar. Turlar arasında sakince ayrılıp kendi işleriyle ilgilenebilir ve sonra yeniden oynamaya başlayabilirler.
Oldukça gürültülü bir çekişme bile mutlaka saldırganlık anlamına gelmez.
Ne zaman çatışmaya benzer
Bir kedi sürekli diğerini kovalıyor, diğeri de sürekli kaçıp saklanmaya çalışıyorsa dikkatli ol. Özellikle tıslama, hırlama, yüksek sesli bağırma, yatık kulaklar, gergin vücut, kabarmış tüyler ve sert pati darbeleri varsa.
İyi bir ölçüt: bir kedi temasa son vermek istiyor ve diğeri gitmesine izin vermiyorsa, bu artık zararsız bir oyun değildir.
Sahibi ne yapmalı
Çatışmalar tekrarlanıyorsa kedileri "kendi aralarında halletsinler" diye bırakma. Ve kesinlikle onları elinle ayırmaya çalışma — o anda kedi seni yanlışlıkla ısırabilir veya tırmalayabilir.
Hayvanları sakince ayırmak, sakinleşmeleri için zaman tanımak ve ayrı alanlar sağlamak daha iyidir.
Evde yeterli kaynak olup olmadığını kontrol et: kum kapları, mama ve su kapları, yataklar, saklanma yerleri ve çekilebilecekleri köşeler. Bazen çatışma kedilerin "birbirini sevmemesinden" değil, birinin sürekli diğerinden baskı hissetmesinden başlar.
Sorunlar tekrarlanıyorsa hayvan davranış uzmanına başvurmak mükemmel bir çözümdür. Unutma: kediler insanlar gibi düşünmez ve dünyayı bizden farklı görür.
Kedi için önemli olan
Bir kedi için temasa hayır diyebilmek çok önemlidir. Gidebileceğini, saklanabileceğini, rahatça yemek yiyebileceğini ya da kum kabına gidebileceğini ve orada diğer kediyle karşılaşmayacağını bilmelidir. Bazen kedileri, her birinde mama, su ve kum kabı bulunan ayrı odalara ayırmak yardımcı olur.
Evet, kum kapları bazen farklı odalarda durabilir. Projenin yazarının banyoda, koridorda ve yatak odasında kapalı kum kabı var. Hepsi kedilerin rahatı için — ve gerçekten işe yarıyor.
Bir kedi düzenli olarak saklanıyor, oynamayı bırakıyor, daha az yiyor veya sürekli gergin duruyorsa, bu durumu daha dikkatli incelemek ve gerekirse veterinere ya da kedi davranışı uzmanına başvurmak için bir nedendir.
10. İyi bir kedi bakıcısı nasıl seçilir
Kedi bakıcısı, eve gelip sadece mama bırakan biri değildir. Sen yokken, kedinin alışıldık yaşamından fiilen sorumlu kişi olur.
Bu yüzden onu seyahatten önceki son gün değil, önceden seçmek daha iyidir. Ayrıca bu kişiden emin olmak ve iletişim bilgilerini almak da önemlidir (mümkünse resmi belgelerindeki bilgileri de).
Önce tanıştır
Bakıcıdan sen gitmeden önce gelmesini iste. Evi göster ve kedinin günlük yaşamının nasıl geçtiğini anlat.
Sadece kişiden hoşlanıp hoşlanmadığına değil, kedinin tepkisine de dikkat et. Bazıları hemen tanışmaya gelir, bazıları uzaktan izlemeyi tercih eder. Onu temasa zorlama.
İyi bir bakıcı, kediyle her ne pahasına olursa olsun hemen arkadaş olmaya çalışmaz. Sakince yakında durabilir ve kedinin sınırlarına saygı gösterir.
Mutlaka neler anlatılmalı
Basit ve anlaşılır bir talimat bırak:
- ne zaman ve ne kadar mama verileceği;
- suyun nerede olduğu;
- kum kabının ne sıklıkla temizleneceği;
- kedinin oynamayı sevip sevmediği ve neyle oynadığı;
- kucağa alınıp alınamayacağı;
- genellikle nerede saklandığı veya uyuduğu;
- davranışındaki özellikler;
- ilaç kullanıp kullanmadığı.
Ayrıca kediye bir şey olursa diye bir veteriner kliniğinin numarasını ve adresini ve kendi iletişim bilgini bırak. Kedinin veteriner ziyareti için gereken tüm eşyaları önceden hazırlamak en iyisidir.
Ziyaret sırasında ne yapmasını istemeli
Bakıcı her seferinde sadece mama bırakmıyor, kedinin durumuna gerçekten bakıyorsa iyidir.
Kedinin yemek yiyip yemediğini, taze su olup olmadığını, kum kabını kullanıp kullanmadığını ve her zamanki gibi görünüp görünmediğini kontrol etsin. Kedi birden alışılmadık şekilde halsizleşirse, saklanırsa, yemek yemeyi reddederse ya da her zamankinden çok farklı davranırsa, bunu sana bildirmesi önemlidir.
Her ziyaretten sonra kısa bir fotoğraf ya da video konusunda anlaşmak iyi bir uygulamadır. Bu, kedinin sensiz zamanını nasıl geçirdiğini anlamana yardımcı olur (ve sevgili hayvanını görüp sadece sevinmeni sağlar).
Ya da akıllı telefondan izlemek için kamera kurabilirsin.
Kedilerle oynamak önemlidir. Kedin bakıcıyla iyi anlaşıyorsa, her ziyarette onunla bir aktivite yapmasını istemek daha iyidir.
Bakıcı günde bir kez ya da birkaç kez gelebilir, hatta sen yokken evinde tam olarak kalabilir. Bu tamamen senin imkânlarına ve kedinin ihtiyaçlarına bağlıdır.
Unutma: kedi uzun süre yalnız bırakılmamalıdır. Her ziyarette insanla bir temas olmalı: konuşmak (hayvan insan sesini duysun diye), oyun, sevmek ya da misafirin dizinde uyumak (bazen yalnız yaşayan bir kedi bunu da ister).
Evde güvenlik
Gitmeden önce ilaçları, ev kimyasallarını, tehlikeli eşyaları ve kedinin insansız vakit geçirirken yanlışlıkla yutabileceği her şeyi kaldır.
Taşıma kabının nerede olduğunu göster ve kedinin veteriner yardımına ihtiyacı olursa ne yapılacağını önceden anlat.
Pencereleri ve balkonu ayrıca kontrol et. Günde bir ya da iki kez eve gelen biri, senin normalde kapalı tuttuğun bir şeyi yanlışlıkla açık bırakabilir.
Kedi için önemli olan
Çoğu kedi için en rahat olan, alışılmış düzenin korunmasıdır: aynı mama, yaklaşık aynı beslenme saatleri, tanıdık yerler ve en az gereksiz değişiklik.
Görevin sadece kediyi besleyecek birini bulmak değildir. Sen yokken kedinin en güvende hissedeceği kişiyi bulman gerekir.
11. Barınaktan kedi aldığında
Barınaktan yeni bir eve taşınmak kedi için büyük bir olaydır. Barınakta cana yakın olsa ve sakince kucağa gelse bile, evde davranışı tamamen değişebilir.
Yatağın altına saklanabilir, sana çıkmayabilir, az yiyebilir veya oyuncaklarla hiç ilgilenmeyebilir. Bazen tam tersi olur: kedi sürekli insanın peşinden gitmeye ve ilgi talep etmeye başlar.
Bu, yanlış bir şey yaptığın anlamına gelmez. Sadece neler olduğunu anlamak için zamana ihtiyacı vardır. Burada önemli olan, güvenli ve anlaşılır bir alan yaratarak kediye zaman tanımak ve kendi kendine uyum sağlama fırsatı vermektir.
Nereden başlanmalı
Kedi gelmeden önce küçük ve sakin bir alan hazırla. Orada su, mama, kum kabı, uyuyacak bir yer ve bir saklanma noktası olmalı.
Ona hemen tüm evi açmak şart değildir. Yeni bir kedi için büyük ve yabancı bir alan fazla zor olabilir. Küçük ve güvenli bir oda, kokulara, seslere ve yeni düzene yavaş yavaş alışmasına yardımcı olur.
Kediyi eve getirdiğinde onu taşıma kabından çıkarma. Kapağı aç ve kendi kendine çıkmasına izin ver.
Tanışmayı acele ettirme
Yeni kediyi hemen sevmek, kucağına almak ve tüm aileye göstermek çok istenir. Ama biraz beklemek daha iyidir. Unutma: insan olup biteni anlar, kedi anlamaz.
Yanına otur, sakin sakin konuş ve ne zaman yaklaşmaya hazır olduğuna kedinin kendisinin karar vermesine izin ver.
Saklandıysa, bu normaldir. Sürekli yatağın altına bakmana ve onu oradan çıkarmana gerek yok. Her kedi farklı tepki verir: biri hemen çıkar, diğeri bir iki gün saklı kalabilir.
Kedi için, kendisi ile insan arasındaki mesafeyi kendisinin kontrol ettiğini hissetmek önemlidir.
Evde zaten başka bir kedi varsa
Yeni gelen kediyi ortak odaya salıp hemen arkadaş olmalarını bekleme.
Başta hayvanları ayrı tutmak daha iyidir. Birbirlerine önce kokular ve sesler yoluyla yavaş yavaş alışabilir, ancak sonra yüz yüze tanışmaya geçebilirler.
Böylece her iki kedinin stresi daha az olur ve yeni duruma sakince alışma şansı artar.
Bu konuda daha fazla bilgiyi uygulamadaki "Evde iki kediyi tanıştırmak" bölümünde bulabilirsin.
Nelere dikkat edilmeli
İlk günlerde iştaha, suya, kum kabına ve genel davranışa dikkat et.
Saklanmak ve temkinli davranmak normaldir. Ancak kedi uzun süre yemiyorsa, çok halsiz görünüyorsa veya solunum sorunu, kusma, ishal ya da başka belirgin belirtiler ortaya çıkıyorsa, kendiliğinden geçmesini beklemek yerine bir veterinere başvurmak daha iyidir. Bir kedi için bir gün bile yemeden kalmak tehlikelidir.
Kedinin gergin olduğunu ve sana çıkmadığını görüyorsan, mamayı onun odasında bırakıp bir süre uzaklaşmak daha iyidir.
Kedi için önemli olan
Yeni bir kedinin her şeyden önce güvenliğe, sessizliğe ve öngörülebilirliğe ihtiyacı vardır.
Ondan hemen sevgi görmen şart değil. Çok daha önemlisi, burada kimsenin onu kovalamadığını, mamasının, suyunun, kum kabının, dinlenecek bir yerinin ve saklanma imkânının olduğunu yavaş yavaş anlamasıdır.
Güven genellikle bir günde oluşmaz. Bazen kediye birkaç gün, bazen çok daha fazla zaman gerekir. Sahibinin yapabileceği en faydalı şey, ona bu zamanı vermek ve temas kurduğunda ödül mamalarıyla ödüllendirmektir.
12. Yaşlı kedi bakımı: bilmen gerekenler
En önemli kural: yaşlılık kendi başına bir hastalık değildir. Kedinin vücudunun değiştiği, daha kırılgan ve çeşitli hastalıklara daha açık hale geldiği doğal bir süreçtir. Evcil hayvanına «sadece daha yaşlı olan normal bir kedi» gibi davranırsan önemli belirtileri gözden kaçırabilirsin.
Yaş sınırları kesin değildir, ama veterinerler yaşlanmayı genellikle üç döneme ayırır:
- 7–10 yaş — olgun kedi: vücutta fark edilmeyen değişiklikler başlar;
- 11–14 yaş — yaşlı kedi: kronik hastalıklar sıklıkla ortaya çıkar;
- 15 yaş ve üzeri — çok yaşlı kedi: vücut belirgin şekilde zayıflar.
Yaşla birlikte neler değişir
Kediler yaşlandıkça kas kütlesi kaybeder (buna sarkopeni denir) ve hasta olmasalar bile zayıflarlar. 12 yaş üstü kedilerin %90'ında görülen eklem kireçlenmesi yüzünden zıplamak acı vermeye başlar. Köpeklerin aksine kediler nadiren topallar: sadece yüksek yerlere zıplamayı bırakır ve daha az temizlenirler, bu yüzden sırtlarında keçeleşmeler oluşabilir.
Görme ve işitme de zayıflar: kedi yolunu kaybettiğinde korkabilir ve yüksek sesle miyavlayabilir. Dişler bozulur ve yemek yemek acı verir. Mide ve bağırsaklar proteinleri ve yağları daha zor sindirir. Uyku alışkanlıkları değişebilir: kedi bütün gün uyur, gece evde dolaşır.

Tehlike işaretleri: ne zaman acilen veterinere gitmeli
Her tuhaflığı yaşa bağlama. Hastalığa işaret eden belirtiler vardır:
- çok su içiyor ve sık işiyor — böbrek sorunları, diyabet veya tiroit bozuklukları olabilir;
- saklanıyor ve yemek yemiyor — kedinin bir yeri ağrıyor, midesi bulanıyor ya da bir iltihap var;
- kum kabının dışına yapmaya başladı — bu çoğunlukla eklem ağrısıyla (kenardan geçmek zorlaşır), sık idrara çıkmayla (kum kabı çabuk kirlenir) ya da kedinin tuvaletin yerini unutmasıyla ilgilidir.
Ayrı bir sorun da kedi demansıdır (bilişsel işlev bozukluğu sendromu). İnsanlardaki Alzheimer hastalığına benzer. Başlıca belirtileri VISHDAAL harfleriyle kolayca akılda tutulur:
- V (seslenme) — özellikle geceleri sebepsiz bağırma;
- I (etkileşim) — kedi saldırganlaştı ya da tam tersine yanından hiç ayrılmıyor;
- S (uyku) — gündüz uyuyor, gece huzursuzca dolaşıyor;
- H (tuvalet) — kum kabının dışına, bazen doğrudan yatağına yapıyor;
- D (yön kaybı) — köşelerde takılıp kalıyor, amaçsızca dolaşıyor, mamasını bulamıyor;
- A (aktivite) — daha az oynuyor ve tüylerinin bakımını bırakıyor;
- A (kaygı) — ürkek oldu, yalnız kalmaktan korkuyor;
- L (hafıza) — adını ya da evin alışılmış kurallarını unutuyor: örneğin başka her şeyi duyduğu halde adına tepki vermiyor.
«Demans» tanısı koymadan önce veteriner, kedide yüksek tansiyon veya ağrı olup olmadığını kontrol etmelidir.

Evi yaşlı bir kedi için nasıl rahat hale getirirsin
- Kedinin boynunu çok eğmesi gerekmesin diye mama kaplarını biraz yükselt.
- Daha çok su içsin diye evin her yerine su kapları koy.
- Kolayca girebileceği, girişi alçak büyük bir kum kabı al.
- Zıplamak zorunda kalmasın diye kanepelerin ve pencere kenarlarının yanına basamak veya puf koy.
- Evin farklı yerlerinde cereyan almayan sıcak yataklar hazırla.
- Kedi yönünü zor buluyorsa geceleri bir gece lambası açık bırak ve mobilyaların yerini değiştirme.
- Evde daha hareketli bir yaşam temposu olan başka hayvanlar varsa, yaşlı kediye huzur içinde yalnız kalabileceği ayrı bir zaman ve yer ayır. Kronik stres sağlık sorunlarına yol açar.

Bakım ve beslenme
Tırnaklarını mutlaka kes (yaşla birlikte kırılganlaşır ve batabilirler) ve tüylerini düzenli olarak tara. Dışkısını takip et: yaşlı kediler yeterince su içmedikleri için sık sık kabızlık yaşar. Böyle durumlarda ne yapılacağını önceden veterinerinle konuşman en iyisi.
Kedinin kilosunu takip et — sağlığının en önemli göstergesi budur. Veterinere danışmadan «Senior» mamaya geçme. Sağlıklı yaşlı kedilerin daha fazla proteine ihtiyacı vardır, böbrek hastası kedilerde ise protein ve fosfor tam tersine sıkı şekilde sınırlandırılmalıdır.
Kediyi altı ayda bir veterinere götür: tansiyon ölçülmeli, kan ve idrar tahlilleri yapılmalıdır. Eklemleri ağrıyorsa veteriner modern iğneler yazabilir (örneğin Solensia gibi frunevetmab içeren ilaçlar); bunlar ağrıyı iyi dindirir ve böbrekler ile karaciğer için güvenlidir.
En önemlisi önceden hazırlıklı olmak ve değişikliklere zamanında tepki vermektir. Unutma: kedilerin sorunlara uzun süre ciddi sonuçlar olmadan dayanacak kadar büyük bir «dayanıklılık payı» yoktur, özellikle ileri yaşta.

13. Kedini yanında tutamıyorsan
Bazen kediyi başkasına vermek gerekir: alerji, taşınma, para sıkıntısı, bebek gelmesi veya hayvanın saldırganlığı. Ama yeni sahipler aramadan önce şunu anlamak önemli: sorun gerçekten çözülemez mi?
Davranış düzeltilebilir mi?
Kediler en çok kum kabının dışına işedikleri için verilir. İnsanlar kedinin intikam aldığını düşünür, ama vakaların yaklaşık yarısında kedi sadece hastadır: böbrek taşı, sistit veya eklem ağrısı.
Hastalığı davranış sorunlarından nasıl ayırırsın:
Nasıl işiyor
- Hastalık (sistit, ağrı, taş): küçük birikintiler halinde, ıkınarak.
- Bölge işaretleme: ayakta, kuyruğu havada, duvara püskürtür.
- Kum kabını sevmiyor: normal büyük birikintiler, ama kum kabının dışına.

Nereye işiyor
- Hastalık: her yere, özellikle serin (küvet) veya yumuşak (yatak) yüzeylere.
- Bölge işaretleme: duvarlara, kapılara, perdelere.
- Kum kabını sevmiyor: halılara, mobilyalara, kum kabından uzak kuytu köşelere.

Kum kabına tutumu
- Hastalık: bazen kullanır, ama kum kabını ağrıyla ilişkilendirir.
- Bölge işaretleme: büyük tuvaletini kum kabına yapar, çişini hem içine hem dışına yapar.
- Kum kabını sevmiyor: tamamen reddeder veya üstünü örtmez.

Davranış sorunları (işaretleme, stres) çoğu zaman kendi başına çözülebilir: daha fazla kum kabı koymak, beslenme alanlarını ayırmak veya veterinerin yazdığı sakinleştiricileri kullanmak. Diğer durumlarda bir hayvan davranış uzmanı ya da veteriner yardımcı olur.
Yeni bir yuva doğru şekilde nasıl aranır
Kediyi vermek kaçınılmazsa dürüst bilgiler hazırla: yaş, kısırlaştırma, aşılar, hastalıklar (özellikle kedi lösemisi veya bağışıklık yetmezliği), karakter.
Güzel fotoğraflar çek ve dürüst bir ilan yaz. Kedinin kum kabı dışına işediğini gizlersen, sokağa atılabilir ya da sana geri verilebilir; bu da hayvan için büyük bir stres olur. Dürüst kalmak önemli.
Yeni sahip seçerken tehlike işaretleri:
- pencerelere file takmayı reddediyor (kedi düşebilir);
- kediyle önceden tanışmak istemiyor;
- sözleşme imzalamayı reddediyor;
- kediyi şehirde sokağa salmayı planlıyor;
- iyi mama ve veteriner için para gerektiğini anlamıyor;
- hayvanı bir arkadaşına, çocuğa veya iş arkadaşına hediye etmek için alıyor;
- anlaşılan süre boyunca fotoğraf göndermeye hazır değil.
Sözleşme ve teslim
Avrupa'da (ve diğer birçok ülkede) hayvan teslim sözleşmesi (Almancada Schutzvertrag) imzalamak gelenektir. Sözleşmenin geçerli olması ve kedinin bir «eşya» gibi yeniden satılmaması için, mülkiyetin sende kaldığı ya da kedinin üçüncü kişilere verilemeyeceği yazılmalıdır.
Küçük bir sahiplendirme ücreti (Schutzgebühr) almak da gelenektir. Ücretsiz kedileri çoğu zaman sorumsuz insanlar, yeniden satıcılar veya hayvanlara eziyet edenler alır. Kediyi böyle birine vermemek için kişiyi önceden yerel derneklerden ve gönüllülerden araştır.
Yeni eve kedinin kum kabını, alışık olduğu mamayı, kumunu ve sevdiği yatağını mutlaka ver ki tanıdık bir koku kalsın.
Acil durum
Bazen hemen harekete geçmek gerekir: ev sahibi hayvanın çıkarılmasını istiyor ya da sokakta bir kedi buldun ama eve götüremiyorsun.
En önemli kural: bir ev kedisini asla sokağa bırakma — orada hayatta kalamaz, özellikle yaralı veya sakatsa. Gönüllülerin bir kuralı vardır: hayvanı bulan ondan sorumludur. Bazen hiç beklemeden hemen harekete geçmek gerekir.
Sokaktan bir kedi de dahil, acil durum eylem planı:
- ilk 24 saat — kediyi geçici, güvenli bir yere koy: banyo, camlı balkon (orası sıcaksa ve bir insan normal ev kıyafetiyle orada durabiliyorsa), ücretli bir pansiyon veya arkadaşlar;
- 1–3 gün — kediyi sokakta bulduysan bir veteriner kliniğine götür ve mikroçipi olup olmadığına baktır: belki biri onu arıyordur;
- sonraki haftalar — eski ya da yeni sahiplerini ara.

Ev sahibi hayvan yasaklıyorsa ne yapmalı
Kiradaysan (özellikle Almanya gibi Avrupa ülkelerinde), haklarını öğren. Mahkemeler çoğu zaman hayvan sahiplerinden yana karar verir: örneğin Almanya'da standart bir kira sözleşmesindeki köpek ve kedi yasağı geçersiz sayılır.
Ev sahibi kediyi «öylesine» yasaklayamaz — geçerli bir nedeni olmalıdır (örneğin komşularda ağır alerji). Ev sahibiyle nasıl anlaşılır:
- kedi bir şeye zarar verirse hasarı karşılayacak bir sorumluluk sigortası yaptır;
- ek depozito vermeyi teklif et;
- kedinin apartman merdivenlerinde dolaşmayacağına ve komşuları rahatsız etmeyeceğine söz ver.
Bazen ev sahibine durumu anlatmak ve hayvanın bir fotoğrafını ya da videosunu göstermek yeterlidir. Hepimiz insanız ve çoğumuz zor durumdaki bir kediyi görünce şefkat duyarız. Sormaktan ve denemekten korkma — söz konusu olan bir hayvanın hayatı.
14. Kedi alerjisi: ne yapmalı?
Alerjiye tüy neden olmaz. Asıl alerjen, kedinin tükürüğünde ve deri yağında bulunan Fel d 1 proteinidir. Kedi kendini temizlerken tükürüğünü tüylerine yayar. Tükürük kurur ve proteinin mikroskobik parçacıkları bütün eve yayılarak mobilyalara ve perdelere çöker.
Belirtiler farklı olabilir: hapşırma, sulanan gözler, kaşıntı veya öksürük. Ama polen ya da toz akarları da tam olarak aynı belirtilere yol açar, bu yüzden önce bir alerji uzmanına test yaptırmak gerekir.
Kediyi tutmak istiyorsan
- Özel mama. Artık alerjene karşı antikor içeren mamalar ve takviyeler var (antikorlar yumurta sarısından elde edilir; kanıtlanmış etkisi olan üreticileri kısa bir aramayla bulabilirsin). Antikorlar alerjeni kedi yemek yerken doğrudan ağzında etkisiz hale getirir. Sadece üç hafta sonra tüylerdeki alerjen yaklaşık yarıya iner.
- Hava temizleme. HEPA filtreli bir hava temizleyici al — havada uçuşan alerjen parçacıklarını iyi yakalar.
- Temizlik. Kediyi yatak odasına sokma, halıları kaldır ve düzenli olarak ıslak temizlik yap.
İşe yaramayanlar
- «Hipoalerjenik» kedi ya da alerjen üretmeyen kedi yoktur — tüysüz sfenksler bile alerjeni derileri yoluyla salgılar.
- Kediyi tıraş etmenin ya da her gün yıkamanın anlamı yoktur: bu yalnızca derisine zarar verir, alerjen azalmaz.
Astım, şiddetli nefes darlığı veya şişlikler başladıysa sağlığını riske atma. Bir doktora modern tedavi yöntemlerini sor — bugün kedi alerjisiyle başa çıkmanın birçok yolu var ve pek çok kişi bunları kullanıyor.
Önemli: bu bilgiler eğitim amaçlıdır ve uzman görüşünün yerini tutmaz. Tanı ve tedavi için (eklem, böbrek veya davranış ilaçları dahil) ve alerjinin ne kadar ağır olduğunu değerlendirmek için mutlaka bir veterinere ya da alerji uzmanına başvur.

15. Çocuklar ve kediler: davranış kuralları
Bir kediyle yaşamak çocuğa çok fazla mutluluk ve fayda getirir: çocuklar bakım vermeyi, empatiyi ve sorumluluğu öğrenir. Ama kediler çok hassastır. Gürültü, ani hareketler ve küçük çocukların ne yapacağının belli olmaması onları çok korkutabilir; bu da bazen tırmalama ya da ısırmayla sonuçlanır.
Kediyle çocuğun arkadaş olması için hiçbir şeyi şansa bırakmamak gerekir. Ebeveynler evi hazırlamalı, net kurallar koymalı, örnek olmalı ve kedi dilini anlamayı öğrenmelidir.
Kedi neden oyuncak değildir
Çocuğa küçük yaştan itibaren anlatılması gereken en önemli şey: kedi canlı bir varlıktır, canı yanabilir ve korkabilir, kendi istekleri vardır.
Küçük çocuklar (özellikle beş yaşından küçükler) henüz güçlerini ayarlayamaz ve bir hayvana pelüş oyuncak gibi davranabilir: canını yaktığını anlamadan kuyruğundan ya da kulaklarından çekebilir.

Bunu zamanında durdurmak neden önemli:
- Kedinin stresi. Kedi sürekli sıkıştırılıp sevilir ve saklanacak yeri olmazsa sürekli stres altında yaşar. Bu yüzden hastalanabilir, yemeyi reddedebilir, tüylerini yolabilir ya da tuvaletini kum kabının dışına yapabilir.
- Yaralanma riski. Köpeklerin aksine kediler öylece katlanıp boyun eğemez. Köşeye sıkışan kedi kaçmaya çalışır; kaçacak yeri yoksa kendini korumak için pençelerini ve dişlerini kullanır.
- İyilik eğitimi. Ebeveynler çocuğun bir hayvanı incitmesine izin verirse çocuk empati öğrenmez. Doğru örnek ol: kediyi birlikte okşayın, hayvanlar hakkında sevecen kitaplar okuyun ve hayvanın o anda ne hissettiğini konuşun. Böylece çocuk kedinin kendine ait karmaşık duyguları olan canlı bir varlık olduğunu anlar.
Ailedeki değişikliklere hazırlık
Her şey, kedi zaten sizinle yaşarken bebek mi beklediğinize, yoksa çocukların olduğu bir eve yeni bir kedi mi getirdiğinize bağlıdır. İki durum da hazırlık ister.
Bebek bekliyorsanız
Kedi için bebeğin gelişi çok büyük bir strestir: yeni kokular, sesler, yeri değişen eşyalar. Hazırlığa erkenden başla:
- Bebek ağlaması ve agulama kayıtları çal: önce kısık, sonra daha yüksek sesle; bu sırada kediye ödül mama ver ki sesi hoş bir şeyle ilişkilendirsin.
- Kediyi okşamadan önce ellerine bebek kremi sür ki bebek bakım ürünlerinin kokusuna alışsın.
- Bebek yatağı yüzünden kum kabının ya da mama kaplarının yeri değişecekse onları her gün azar azar kaydır.
- Bebek doğduktan sonra da sürdürebileceğin yeni besleme ve oyun programına önceden geç.

Yeni bir kedi alıyorsanız (“3-3-3” kuralı)
Yeni bir hayvan eve üç üçler kuralına göre alışır:
- İlk 3 gün. Kedi çok korkmuştur: saklanır, az yer ve temas istemez. Ne yapmalı: onu kum kabı ve mamasıyla birlikte ayrı bir odada rahat bırak. Çocuklar oraya girmemeli. Kediyi saklandığı yerden çekip çıkarma.
- İlk 3 hafta. Kedi alışmaya başlar, evi keşfeder, alışkanlıklar edinir. Ne yapmalı: tanışmaya başlayabilirsiniz. Çocuklar yerde otursun, kedi kendisi gelip onları koklasın. Olta oyuncakla oynanabilir.
- İlk 3 ay. Kedi kendini evinde hisseder, rahattır ve sevgiyi kendisi ister. Ne yapmalı: artık tam anlamıyla etkileşim kurulabilir. Çocuklar gözetim altında bakıma yardım etmeye başlayabilir.
Emekleyen bir bebeği kediyle yalnızca hemen yanında bir yetişkin otururken ve kedi tok ve sakinken tanıştır. Bırak bebeği koklasın: kediler böyle tanışır.

Kedi için güvenli alanlar
Kedinin her zaman uzaklaşıp saklanma imkânı olmalı. Kaçış yolunun açık olduğunu bilirse çok daha sakin olur.
- Yüksek yerler. Kediler dünyaya yukarıdan bakmayı sever. Yüksek bir kedi ağacı al ya da duvara çocuğun uzanamayacağı raflar tak.
- Çocuk bariyerleri. Kapı aralıklarına güvenlik kapıları tak. Kedi üstünden atlar ya da altından geçer, bebek ise geçemez.
- Tuvalet ve yemek alanı. Kum kabı ve mama kapları sessiz ve çocukların hiç ulaşamayacağı bir yerde olmalı. Kedi tuvaletteyken ya da yemek yerken korkutulursa hastalanabilir ya da tuvaletini başka yerlere, örneğin yatağa yapmaya başlayabilir.
Kediyle iletişimin 5 temel kuralı
Çocuklar bu kuralları iyice öğrenmeli:
- Yerken ve uyurken dokunma. Kedi uyuyor, yiyor, su içiyor ya da kum kabındaysa sanki orada yokmuş gibidir: dokunulmaz.
- Zorla tutma. Kedi gitmek istiyorsa bırak gitsin. Peşinden koşmak ya da isteği dışında kucakta tutmak olmaz.
- Doğru tut. Küçük çocuklar kediyi kucağa almamalı. Büyük çocuklar alabilir ama yalnızca doğru şekilde: bir el ön bacakların hemen arkasından göğsü, diğer el kalçayı ve arka bacakları destekler. Kedi asla karnından, kulaklarından, kuyruğundan ya da ense derisinden kaldırılmaz: bu çok acıtır.

- Karın yasak bölgedir. Kedinin karnı çok hassastır. Kedi sırtüstü döndüğünde sadece dinleniyordur, karnının okşanmasını istemiyordur. Karnını okşamaya çalışmak çoğu zaman ısırıkla biter. En iyisi başını, yanaklarını ve kulaklarının arkasını okşamaktır.
- Sadece oyuncakla oyna. Eller ve ayaklar oyuncak değildir! Yavru kediyle ellerinle oynarsan onları avlamaya alışır ve büyüyünce canını acıtacak şekilde ısırır. Olta oyuncaklar, toplar ve lazer işaretleyiciler kullan.

Kediden nasıl izin istenir (3 saniye kuralı)
Bir kediyle arkadaş olmanın en iyi yolu ona seçim hakkı tanımaktır.
Çocuğa kediye parmağını uzatıp ona dokunmadan durmayı öğret. Kedi kendisi gelip yanağını parmağa sürtüyorsa iletişime razıdır. Başını çeviriyorsa dokunmaya gerek yok.
3 saniye kuralı: kediyi üç saniye okşa ve elini çek.
- Kedi elinin peşinden uzanıp kafasıyla dürtüyorsa biraz daha okşayabilirsin.
- Sadece oturuyor, kendini temizliyor ya da uzaklaşıyorsa bu kadarı ona yeter, temas kesilmeli.
Bu yaklaşım kedileri çok sevecen yapar, çünkü kendilerini güvende hissederler.
Kedinin gergin olduğunu nasıl anlarsın: kedi dili
Kediler nadiren uyarmadan saldırır. Ebeveynler çocuklara hoşnutsuzluk işaretlerini fark etmeyi öğretmelidir.
Sakinleşmek için tuhaf davranış: gürültülü bir oyundan sonra kedi aniden oturup hızlı ve gergin şekilde kendini yalamaya ya da esnemeye başlıyorsa, güçlü bir stresin ardından sakinleşmeye çalışıyordur. O anda ona dokunmamak daha iyidir.
Kedinin üç ruh hâli seviyesi:
- Yeşil (sakinlik). Göz bebekleri normal, kedi yavaşça göz kırpar. Kulaklar öne bakar, beden gevşektir, kedi mırlar. Ne yapmalı: okşayabilir (3 saniye kuralıyla) ve oynayabilirsin.
- Sarı (stres ve uyarı). Kocaman, fincan tabağı gibi yuvarlak göz bebekleri. Kulaklar geriye yatık ya da yanlara dönük (“uçak kulak”). Sırttaki deri seğirir, kuyruk sertçe sağa sola çarpar. Ne yapmalı: hemen uzaklaş, kedi kendini savunmaya hazırlanıyor. Onu sakinleştirmeye ya da okşamaya çalışma, sadece rahat bırak.
- Kırmızı (saldırganlık). Tıslama, hırlama. Sırt kambur, tüyler diken diken. Kedi pençe atar ya da üstüne atılır. Ne yapmalı: durum tehlikeli. Bir yetişkin çocuğu oradan uzaklaştırmalı. Kediye elle kesinlikle dokunulmamalı. Sessiz bir ortamda sakinleşmesi için ona birkaç saat ver.
Önemli: bazen kedi çok uzun süre okşanmaktan bıkar, çünkü derisi aşırı hassaslaşır. Okşarken mırlamayı bıraktıysa, sırtındaki deri seğirmeye başladıysa ya da kuyruğu sağa sola savrulmaya başladıysa elini hemen çek, yoksa ısırık gelir.
Unutma: mırlamak her zaman keyifli olmak demek değildir. Kediler yoğun stres ya da acı anında da kendilerini sakinleştirmek için mırlar. Durumu ve kedinin davranışını her zaman bir bütün olarak değerlendir.
Kokuların yardımı (feromonlar)
Evde gürültü varsa ve kedi gerginse, prize takılan özel difüzörler yardımcı olabilir (örneğin Feliway). Bunlar kedilerin doğal sakinleştirici kokularına benzeyen maddeler yayar. Araştırmalar, bu difüzörlerin kedilerin daha az gerilmesine, mobilyaları daha az tırmalamasına ve kum kabı dışına daha seyrek tuvalet yapmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Çocuklar yaşlarına göre nasıl yardım edebilir
Uygun görevler çocuğun daha sorumlu olmasına yardım eder, ama her şey yaşına uygun olmalıdır. Hayvanın asıl sorumluluğu her durumda yetişkinlerdedir.
- 0–5 yaş. Çocuk ani hareket eder, canını acıttığını anlamaz ve eşyaları ağzına götürebilir. Yetişkinlerin sürekli gözetimi gerekir. Kediyi kucağına almaz. Kedinin oyuncaklarını sepete toplayabilir ve bir yetişkin elini yönlendirirken kediyi tek parmakla okşayabilir. Kum kabına yaklaşmak yasak! Kedinin çocuktan saklanabileceği yerleri olmalı.
- 6–12 yaş. Çocuk artık empati kurabilir ve kuralları anlar. Taze suyu ve mamayı kendisi koyabilir, kediye ödül karşılığında basit numaralar öğretebilir, olta oyuncakla onunla oynayabilir. 10–12 yaşlarından itibaren kum kabını temizleyebilir, ama sonrasında ellerini mutlaka iyice yıkamalıdır.
- 13 yaş ve üstü. Genç, hayvanın ihtiyaçlarını anlar ve gerçek bir ortağa dönüşür. Bakımın neredeyse tamamını üstlenebilir: kum kabını temizlemek, mama almak, veterinere gitmek (bir yetişkinle birlikte).
Sağlık: tırmalama ve ısırıklarda ne yapmalı
İlişki iyi olsa bile yaralanmalar olabilir. Ebeveynlerin iki ana tehlikeyi bilmesi gerekir.
Kedi tırmığı hastalığı
Pirelerin taşıdığı bakteriler neden olur: pirelerin dışkıları kedinin tüylerinde ve pençelerinde kalır. Kedi çocuğu tırmalarsa (ya da bir yarayı yalarsa) bakteriler kana karışır.
- Belirtiler. 1–3 hafta sonra tırmığın olduğu yerde küçük bir sivilce çıkabilir, ardından lenf düğümleri (koltuk altında ya da boyunda) belirgin şekilde şişer. Hafif ateş olabilir.
- Tedavi ve önleme. Hastalık çoğu zaman kendiliğinden geçer, ama bazen doktorun yazacağı antibiyotikler gerekir. Kediye doğru davranmak, düzenli pire uygulaması (kedi hiç dışarı çıkmasa bile) ve tırnak kesimi korur. Takvime uygun aşılar da şarttır: başka tehlikeli enfeksiyonlardan korurlar.
Kedi ısırıkları
Kedi ısırıkları tırmalamalardan çok daha tehlikelidir. Sivri ve ince dişler şırınga gibi çalışır: tükürükteki bakterileri derinin çok altına, eklemlere ve tendonlara kadar iter. Yara yüzeyde hızla kapanır, içeride ise şiddetli bir iltihap başlar.
- Belirtiler. Isırılan yer kızarır, çok şişer ve daha 3–12 saat içinde ağrımaya başlar.
- Ne yapmalı. Tükürüğü temizlemek için ısırılan yeri hemen akan suyun altında sabunla en az 15 dakika yıka.
- Dişler deriyi deldiyse çocuğu mutlaka aynı gün bir doktora götür.
Önemli: bu bilgiler eğitim amaçlıdır ve uzman görüşünün yerini tutmaz. Tıbbi öneriler, teşhis ve tedavi için mutlaka bir veterinere, çocuğun sağlığı için ise bir doktora başvur.
Bu bölümde daha fazlası
Uygulamadaki bilgiler açık kaynaklardan ve kedi sahiplerinin deneyimlerinden derlenmiştir. Veteriner danışmanlığının ve muayenesinin yerini tutmaz. Evcil hayvanının sağlığı ve bakımıyla ilgili kararları sahibi verir; en ufak bir şüphede bir veterinere başvur.